Siberalem, HT Pazar’da!

Siberalem Genel Müdürü Eren Erkalkan’ın HT Pazar’dan Gizem Sevinç Selvi’ya verdiği ve 21 Ağustos 2016’da yayınlanan röportajı buradan okuyabilirsiniz.

Evlilik paradoksu; istiyoruz ama onu değil

Kadın-erkek ilişkilerinin Türkiye’deki ilk online ayağı Siberalem’in 15. yıl araştırmasında garip bir durum fark ettik; yerli, yabancı başka kaynakları da didikledik: Kadınlar evliliğe eskisi kadar yüz vermezken, erkekler bunu her zamankinden çok istiyor! peki bu ezber bozan gelişmenin sebebi ne?

Yıllar önce HT Pazar’da Fransız sosyolog JeanClaude Kaufmann’la yapılan bir röportajı okurken, dehşete kapılmıştım; Kaufmann’a kelimenin tam anlamıyla “yakalanmıştım”. Üstelik o sırada üniversiteyi yeni bitirmiştim, henüz gazeteci bile değildim. Yine de şahsen yaşadıklarım neredeyse bire bir özetlenmişti:

“Bugünlerde insanların çılgın bir düşü var: Kendi dünyalarından, alışkanlıklarından, yalnızlıklarından vazgeçemiyor ve yine de hayatlarında biri olsun istiyorlar. Yani hiç rahatsız edilmeden biriyle birlikte olmak istiyorlar” diyordu ve işte bu bendim. Geçmiş zaman kipiyle yazmama gerek yok aslında, bu tam anlamıyla benim. İzninizle anlatayım…

Üye olmadan önce
Siberalem’i keşfe çık

Günlerdir erkek arkadaşımla aramızda bir ekstra oda tartışması sürüyor. Onunla birlikte yaşamayı planladığımız evde ben ısrarla kendim için küçük de olsa bir çalışma odası istiyor, “Kendime ait bir alana ihtiyacım var” diye tutturuyorum. O ise anlamaya çalışarak, “Neden ki?” diye soruyor: “Benden neden kaçıyorsun?” Erkek arkadaşıma bunun bir kaçış olmadığını, yalnızca benim de ara sıra nefes alma ihtiyacı duyabileceğimi anlatmaya çalışıyorum ama zaman alıyor.

Yine de itiraf edeyim, içim rahat. Galiba yalnız olmadığımı koskoca Kaufmann’dan duymak o zaman olduğu gibi şimdi de iyi geliyor. Günümüz insanı bireyselliğine sıkı sıkıya sarılıyor. İşin kötüsü, bunda ısrarlı davrandıkça uzun ömürlü ilişkiler kurması, o ilişkileri devam ettirmesi neredeyse olanaksız hale geliyor. Öte yandan bizim gibi düşünmeyenler de var, çünkü çeşitli araştırmaların ortaya koyduğu veriler, çok başka şeyler söylüyor.

HABERTURK_PAZAR_20160821_1 (1)EVLİLİK ‘UPGRRADE’ OLMAK, BÜYÜMEK DEMEK

Türkiye’nin en eski online arkadaş bulma platformu Siberalem’in yaptığı bir araştırmada ortaya çıkan sonuçlar şaşırtıcı: Bundan 10 yıl önce erkeklerin sadece yüzde 44’ü uzun soluklu ilişki veya evlilik peşindeyken, bu oran günümüzde yüzde 84’lere ulaşmış. Üstelik, dışarıda da sonuçlar benzer. Yakın zamanda 21-65 yaş arası 5 bin 200 kişiyle görüşen match.com yetkilileri, Amerikalı erkeklerin de ilk görüşte aşka ve aile kurmaya kadınlardan daha yakın olduğunu söyleyerek erkeklerin bağlanma fobisiyle ilgili tüm inanışları yerle bir etti. Magazin sayfalarında okuduğumuz haberler de bunu doğruluyor gibi. Zira ünlü erkeklerin bile artık evlilikten kaçmadığı aşikâr. Şahsen bir kadın olarak kadınların neden evlenmek istediği konusunda fikir yürütebiliyorum ama erkeklerin bu ani evlilik arzularını açıklamak kolay değil. Önce kadınlar…

Evlilik bir görüşe göre insanın büyüdüğünü idrak etmesi, bir anlamda hayatını “upgrade” etmesi demek. Bir yandan yalnız kalmaktan korkuyorsunuz, hormonlarınız coşuyor, bir an önce anne olmak istiyorsunuz… Öte yanda özgürlük duruyor. İşin içinde “evde kalmış” diye etiketlenmek de var ve bu kimsenin hoşuna gidecek şey değil. Şahsen sırf bu sebeple evlenip boşanmaya razı olan kadınlar tanıyorum.

Tüm bunlar aşkla özdeşleşmese de anlaşılır gerekçeler. “Hepimiz âşık olmak, büyümek istiyoruz” başlığı atan Huffington Post da beni destekliyor olmalı. Ayrıca başta sözünü ettiğim Kaufmann’a göre daha başka sebepler de var; insanlar zor günlerde karşılarında gülen bir yüz görmeye, yaslanabilecekleri biri tarafından teselli edilmeye ihtiyaç duyuyor. Okul ya da meslek seçimi gibi titizlikle planlanan türden evliliklerin son yıllarda gözle görülür şekilde artmasının altında yatan bu. Ve artık evlenmek isteyen erkekler… Evlilik aslında erkeğe yarıyor; özellikle kriz zamanlarında… Time Dergisi, erkeklerin banka hesaplarına kadınların sahip çıktığını söylerken, University College London’ın araştırmasına göre evlenmemiş erkekler, evlenmemiş kadınlara göre daha fazla sağlık sorunu yaşıyorlar.

KİMSE KİMSEYİ KENDİNE UYGUN GÖRMÜYOR

“Ne güzel işte” diye düşünebilirsiniz ama yok, o kadar kolay değil. Evet, erkekler artık daha çok evlenmek istiyor ama bunlar genelde sanal alemle beraber dünyaya açılan taşralı erkekler. Kadınlar zaten evlenmeye sıcaktı ama artık taşrada bile daha eğitimli ve seçiciler. Sonuçta arz talep birbirine uymuyor! Kaufmann’a başvuralım: “Eğitimli kadınların bekârlığı uzun sürüyor. Erkeklerdeyse evlenmenin sadedi, iş, hayat kurmak, statü. Sonuçta kadınlar kentlerde, erkekler taşrada daha uzun süre bekâr kalıyor.” Siberalem’in verileri de bunu destekliyor, çünkü evlenmek ya da uzun süreli beraberlik kurmak için siteye üye olanlar arasında büyük şehirde yaşayanların oranı taşraya göre daha az. Newsweek’ten Isabel Sawhill ve Joanna Venator da şu tespitte bulunuyor: “Görünüşe göre iyi eğitimli kadınlar evlenecek erkek kıtlığı yaşıyor!” Onlara göre, geçmişte uygun eş adayı sayılan erkekler, meslek sahibi olanlardı. Bugünse kıstas, kadının ve erkeğin benzer sosyoekonomik geçmişe ve eğitim seviyesine sahip olması. Bu durumda Amerika’da 100 kadına 91 erkek düşüyor, çünkü kadınlar daha eğitimli.

BU ŞARTLAR ALTINDA EVLİLİK İMKANSIZ!

Peki ne yapacağız? Doğru dürüst beraberlikler kurmak için bireysellikten vaz mı geçmemiz gerekiyor? En iyisi, şimdiden birer klasik haline gelen klişelere başvurmak, “Birbirinizi boğmayın, gölgede hiçbir şey büyümez” diyen Amerikalı aşk doktoru Leo Buscaglia’ya kulak vermek.

“Bir ilişkiye başladığımda kendimi romantizme öyle kaptırıyorum ki bütün o samimiyet içinde adeta kim olduğumu unutuyorum” diyenlerin sayısı da az değil. İlişkilerin geldiği en kritik nokta bence bu. Müstakbel partnerimizi bulup bir aile kurmayı deli gibi istesek de başka birinin alanında sıkışıp kalmak, kaybolmak istemiyoruz. Son tahlilde galiba Ajda haklı: “Hayatta her şey senin istediğin gibi olmuyor, bu yüzden nice aşklar mutlu sonla bitmiyor.”

İlgili Yazılar

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

uye_ol