Hayalimdeki İlk Buluşma

İlk buluşma (Temsili)
İlk buluşma (Temsili)

İflah olmaz bir romantiğim ya da fazlasıyla Sex and the City izliyor da olabilirim. Yine de artık otuzlarıma geldiğim için daha sofistike buluşmaları yaşamayı istiyorum. Ama İstanbul’da yaşayınca filmlerde görülen o buluşmaların gerçekleşmesi neredeyse olanaksız. Mesela adamla saat 8’de sözleşiyorsam adamın beni evimden almaya gelmesi için evinden 5’de çıkması gerekiyor, 6:30 gibi beni evden alsa 8 gibi gideceğimiz yere ulaşırız. Ama yine de insan evden alınmak istiyor.
Hadi beni evden almasın kendim giderim desem, aşırı şık giyinmek istesem adam kot t-shirtle geleceği için denk düşmeyeceğiz. Yarım saat önce Ortaköy’de dürümü mideye indiren ben değilmişçesine 5 metre yüksekliğinde Michael Kors’ları ayağına çeksen bile İstanbul’un yokuşları hayalindeki buluşmaya izin vermiyor. Karşında da soğuktan sümüğü donmak üzere olan adamın ne bulduysa üstüne çektiğini görünce beş dakika sonra düğüne gidecekmişsin gibi hazırlanmak yalnızca filmlerde oluyor. 

Hadi bütün bunları gerçekleştirsen bile kırmızı şarap engeline takılıyorsun, ağzın burnun sanki Adana‘da tezgahtan şalgam içmişçesine morarırken daha 3 kadeh olmadan saçmalama başlıyorsun:
“Annemle babam ben küçükken boşandı.”
Otuz yaşına gelsen bile bunu anlatıyorsun. Annen baban dünyaya veda etmek üzere ama sen hala içip içip ergen acılarına sığınıyorsun. Eski manitasını anlatanları hiç saymıyorum.
Hayalindeki buluşmada kadın da erkek de en kibar halleri ile sohbet eder, ince kahlahalar ile ortamı şenlendirirken senin buluşmalarında “çüş, oha, yuh” gibi hiç ince olmayan kelimeler ağzından dökülüveriyor.

Bana yokuş yapma...
Bana yokuş yapma…

En sevdiğim kısmı ise buluşma biterken eve kadar bırakma kısmı oluyor. Filmlerde kapının önünde uzun uzun sohbet edip, ha öpüştü ha öpüşecek sahnesi varken “Paşa Nuri Bey” sokakta öpüş öpüşebilirsen. Dur dur! En sevdiğim kısmı geliyor…
“Yukarı gelmek ister misin, kahve için”
Otuzlarımı böyle hayal ederken, sofistike onlarca buluşmam olmuşsa da şu son aşama hiç olmadı.
Birincisi zemin katta oturuyorum. İkincisi aklımda hep köpeğim ortalığa kakasını yapmış mıdır, endişesi oluyor. Bunlar Amerika’nın oyunları, adam gibi dürümcüye gidin, adamın nereli olduğunu sorun hemşehri çıkarsanız “Ahmet’i tanıyor musun, Kemal, Yasin..” diye muhabbeti ilerletin, sonrası malum söz, nişan, kına ve düğün…

Bu hafta sizlerin mükemmel buluşmasına mükemmel bir hediye ile katkı sağlamak istediğim için güzelliğe değer katan Avon’dan sürpriz hediyeler göndereceğim. Yapmanız gereken tek şey soruma güzel bir cevap bulmak: Sizce ilk buluşmada hangi renk giymeli? 

Aşk burada!

Zodyaklı

İlk buluşma konusunda daha çok şey okumak istiyorum diyenler buraya tıklasın 🙂

İlgili Yazılar

Önceki YazıSonraki Yazı

1 Comment

  1. Pudra pembesi giyilmeli. Tatlı kız görüntüsü verdiğini düşünüyorum. Kaşları, saçları kapkara kızlar bile pudra tonları giyince tatlış bir hale bürünüyor bence. İlk bulusma için masumane görünmek isterim, bu yüzden pudra pembesi 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

uye_ol